14 Aralık 2012 Cuma

Darbeyle Geldi Darbeyle Gitti




           


             Demokrat Parti'nin 1960'ta iktidardan düşürülmesinden sonra, 9 Temmuz 1961'de halkoylamasıyla yeni anayasa kabul edildi. İlk seçimlerden sonra kurulan yeni meclis ve senato, 4 Nisan 1963'te kabul ettiği bir yasayla 27 Mayıs'ı ''Hürriyet ve Anayasa Bayramı'' ilan etti. Bayram bir tatil günü olarak kutlanmaya ve ders kitaplarında okutulmaya başlandı. 12 Eylül 1980'de tekrar bir darbe yaparak iktidara el koyan silahlı kuvvetler yönetimi özellikle 1961 Anayasası'nı ülkenin yaşadığı çalkantıların nedenlerinden birisi olarak görüyordu. MGK'nın isteğiyle, 17 Mart 1981'de çıkarılan kanunla Hürriyet ve Anayasa Bayramı kaldırıldı. Aynı kanunda, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nın önüne ''Atatürk'ü Anma'' sözünün eklenmeside vardı.



For English:


          After the Democratic Party was overthrowed from power in 1960, a new constitution was adopted with the referendum in July 9,1961. The new parliament ant the senate which was established after the first election announced May 27 as '' Freedom and Constitution Day'' along with a law which the new patlement and the senate adopted. Feast day began to be celebrated as a holiday and to be taught in textbooks. The armed forces owerthrowed to the power in September 12, 1980 again and the thought that the 1961 Constitution destabilized the country. The Freedom and Constitution Day has been removed with a law by National Security Council in 17 March 1981. At the same law, Atatürk Commemoration was added in front of May 19 Youth and Sports Day .


Yazan --> Ayşe Nur KARA

Kaynak--> 1)NTV Tarih, mayıs sayısı syf:48
                  2)http://blog.milliyet.com.tr

Osmanlı müziği

Osmanlı müziklerinden bir örnek- An example of  Ottoman musics




Ayşe Nur KARA

13 Aralık 2012 Perşembe

Sakıp Sabancı Müzesi, Google Art'ta



            Sakıp Sabancı Müzesi, dünya müzelerini internet ortamında gezme imkanı sunan Google Art projesine dahil oldu. Site, 17 müzeyle kullanıma açılmış, 3 Nisan'da Paris Orsay Müzesi'ndeki basın toplantısıyla dünya kamuoyuna tanıtılmıştı. Bu proje sayesinde dünyanın herhangi bir yerindeki ziyaretçiler, 30 binden fazla eseri, yüksek çözünürlükte görüntüleyebiliyor. Bu eserler arasına Sakıp Sabancı Müzesi'ndekiler de katıldı. Başlangıçta müzenin hat koleksiyonuna ait eserler görülecek. İnternet kullanıcıları, New York Metropolitan, Berlin Alte Nationalgalerie, Amsterdam Rijksmuseum, Floransa Uffizi, St. Petersburg Ermitaj, Madrid Reina Sofia, Londra Tate gibi pek çok müzeye erişebilir.

Google Art


         For English:
 
       
         Sakıp Sabancı Museum was included in the Google Art Project which offers on opportunity to visit the world museums on the internet. The site was opened for use including 17 museum and on April 3, the site was introduced to the world at a press conference at the Orsay Museum in Paris. Anywhere in the world visitors can view more than 30 thousand pieces with high-resolution thanks to this project. The arts of Sakıp Sabancı Museum were included in these arts. Initially, collections of calligraphy of the museum are showed. Internet users have access to many museums such as New York Metropolitan, Alte Nationalgalerie in Berlin, Amsterdam Rijksmuseum, Uffizi in Florence, St. Petersburg Ermitaj, Reina Sofia in Madrid and Tate in London.



Yazan--> Ayşe Nur KARA

Kaynak--> NTV Tarih, mayıs sayısı syf:22

12 Aralık 2012 Çarşamba

Srebrenitsa Katliamı






          Srebrenitsa Katliamı ya da Srebrenitsa Soykırımı, 1991-1995 Yugoslavya İç Savaşı (Hırvatistan Savaşı ve Bosna Savaşı) 'nda Srpska Cumhuriyeti Ordusu'nun Srebrenitsa'ya karşı giriştiği Krivaya '95 Harekatı esnasında Temmuz 1995'te yaşanan ve en az 8,372 Boşnak'ın Bosna-Hersek'in Srebrenitsa kentinde general Ratko Mladiç komutasındaki ağır silahlarla donatılmış Bosna Sırp ordusu tarafından öldürülmesine verilen addır.
       Bir hafta süren katliam II. Dünya Savaşı'dan sonra insanlığa yapılan en büyük suç olarak arşivlerde yer aldı.

        Eski Yugoslavya'da işlenen savaş suçları için Lahey'de kurulan mahkemece insanlığa karşı suç işlemekten yargılanan Bosnalı Sırplar'ın eski askeri lideri Ratko Mladiç komutasındaki birliklerin 11 Temmuz 1995'te Srebrenitsa'ya girmesiyle başlayan katliamın bazı kurbanlarının cenazeleri, aradan geçen 17 yıla rağmen hala tamamlanamadı.

         Soykırıma uğrayan ve toplu mezarlara konulan bazı kurbanların kalıntıları farklı yerlerde bulundu. Soykırım kurbanlarının bazılarının cenazesi bulunan kısımlarıyla eksik defnedildi. Uzuvları eksik olarak defnedilen kurbanların cenaze törenlerinin ardından bulunan kemik parçaları, mezarlar açılarak yeniden defnetme süreci başlatıldı.


          Adli Tıp Uzmanı ve Podrinye Kayıpları Arama 

Enstitüsü Başkanı Rifat Keşetoviç, çalışmalar sırasında AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1999 yılından bu yana bu işi yaptığını, daha önce toprağa verilen 98 Srebrenitsa kurbanının, yeni tespit edilen kalıntılarıyla birleştirilmesi için mezardan çıkarma sürecinin sürdüğünü söyledi.

          Srebrenitsa kurbanlarını belirleme sürecinde birçok ''ikinci toplu mezardan çıkarılan ceset kalıntıları '' bulunduğunu belirten Keşetoviç, bu yüzden cenazesi tamamlanmayan soykırım kurbanları bulunduğunu ifade etti.

           Birkaç günde 8 binden fazla Boşnak'ın katledildiği soykırımın baş sorumlusu Bosnalı Sırpların eski komutanı Ratko Miladiç ve siyasi liderleri Radovan Karaciç'in Lahey'deki Uluslararası Eski Yugoslavya Savaş Suçları Mahkemesi'nde yargılanması devam ediyor.

      Konu hakkında yardımcı olan Hande DEMİR'e teşekkürlerimi iletirim.





Haluk Levent'in Srebrenitsa Katliamı için yaptığı şarkısı.






      Yazan --> Ayşe Nur KARA

     Kaynak-->http://www.cnnturk.com
/ dünya  

11 Aralık 2012 Salı

İngilizce'nin kökeni Anadolu


   

       İngiliz Financial Times gazetesi, Yeni Zelanda'da yapılan bir araştırmaya dayanarak dünyada toplam üç milyar kişinin konuştuğu Hint-Avrupa dillerinin kökeninin Türkiye olduğunu belirtti.

      İngilizce'nin de dahil olduğu Hint-Avrupa Dilleri nereden geliyor? 200 yıldır tartışmalı olan bu konudaki yeni bir çalışma, bu dillerin kaynağının Anadolu toprakları olduğu tezini destekliyor. Araştırma bu dillerin 8000-9500 yıl önce tarımın gelişmesiyle birlikte yayıldığına işaret ediyor.

          Hint-Avrupa dillerini neredeyse üç milyar kişi konuşuyor. İngilizce'den Rusça'ya, Avrupa dillerinden Hintçe'ye birçok dil bu grupta yer alıyor. Dünyanın en büyük dil grubunun kaynağı konusunda iki ana tez var.

          Litvanya asıllı Amerikalı arkeolog Marija Gimbutas'ın ortaya attığı geleneksel görüşe göre bu diller 6000 yıl önce Hazar Denizi'nin kuzeyindeki steplerden doğdu. Bu diller, ata binen yarı göçebe Kurganlar aracılığıyla Avrupa'ya ve Yakın Doğu'ya yayıldı.

          İngiliz arkeolog Colin Renfree'in tezine göre ise bu diller, tarımın gelişmesiyle birlikte Anadolu'dan yayıldı.

           Yeni Zelanda'daki Auckland Üniversitesi'nden uzmanların, sonuçlarını bilim dergisi Science'ta yayımladıkları araştırmasında bu iki teori evrim biyolojisindekine benzer bir yöntemle denendi. Sonra bu sözcüklerden bir soyağacı çıkarıldı. Dillerin bölgeleri ve yaşları Hint-Avrupa dillerinin kökeninin Anadolu olduğu senaryosunu destekledi.


      Konu hakkında yardımcı olan Ebru BERTAN'a teşekkürlerimi iletirim.


      For English:
   
           British Financial Times news said that according to a study conducted in New Zealand the origin of Indo-European languages which are spoken by a total of three billion people in the world is Turkey.
             

           Where do Indo-European languages including English come from ? A new study on this issue which is controversial for over 200 years support the thesis that the origin of languages is Anotolian. The research point out that these languages spread with the development of agriculture 8000-9500 years ago.

           Indo-European languages are spoken by almost three billion people. In this group has many languages such as English, Russian and Hindi. About the origin of the world's largest language group has two main theses.

           Lithuanian-American archaeologist Marija Gimbutas claimed that these languages were born the steppers northof the Caspian Sea 6000 years ago. These languages were spread by semi-nomadic Kurgans riding to Europe and the Near East.

           According to the theory of British archaeologist Colin Renfree spread from Anatolian with the development of agriculture.

           These two theories were tested in a similar way to the evolution theory in the research whose results were published in the science magazine 'Science' by the experts from Auckland University in New Zealand. Then, pedigree was removed from these words. Regions and ages of languages were supported that the origin of Indo-European is Anotolian.

Yazan --> Ayşe Nur KARA


     Kaynak--> http://www.cnnturk.com/, bilim ve teknoloji 


      

10 Aralık 2012 Pazartesi

''Fatih Sultan Mehmet'in Bellini'ye yaptırdığı tablosu''







     

       Gentile Bellini (1429- 1507 ) Rönesans döneminde Venedik'te yaşamış İtalyan bir ressamdır. 1478 yılında Venedik Cumhuriyeti tarafından Fatih Sultan Mehmet'in portresini yapmak üzere İstanbul'a gönderilmiştir. Fatih Sultan Mehmet'in son yıllarında, Osmanlı başkentine gelen Bellini, bir Osmanlı padişahının portresini yapan ilk ressamdır.
        

      

         Fatih, Venedikli ressamın maharetini sınamak amacıyla, onu bir dizi denemeden geçirir. Bu nedenle Bellini İstanbul'daki ilk aylarını sarayda çeşitli tablolar yaparak geçirir '' Oturan Katip '' adıyla bilinen tablosu bunlardan birisidir. Bu tablo, Boston'daki Isabella Gardner Müzesinde bulunmaktadır. Ayrıca, Fatih ressamın vatan sevgisini ve hayal gücünü ölçmek amacıyla bir Venedik manzarası çizmesini ister.
     

       Bellini'nin tablosunda hükümdar her ne kadar sade giysiler içinde resmedilmişse de, profilden yapılmış bu portrenin sağında ve solunda yer alan üç taç, tabloyu bir kudret simgesi olarak öne çıkartır. Bu üç taç, Fatih'in son verdiği üç büyük devleti yani Bizans'ı Trabzon Rum İmparatorluğu'nu ve Karamanoğulları Beyliği'ni simgeler.

      Bugün Fatih Sultan Mehmet'in Bellini tarafından yapılmış bu tablosu Londra'daki Victoria and Albert Müzesi'ne aittir.


Kaynak: Popüler Tarih Dergisi

For English:
  

         Gentile Bellini (1429-1507) is an Italian painter who lived during the Renaissance in Venice. He was sent to Istanbul by the Republic of Venice in 1478 in order to made a portrait of Sultan Mehmet the Conqueror. Bellini came to the Ottoman capital in the last years of Sultan Mehmet II and Bellini was the first painter who made the portrait of an Ottaman Sultan.

      Fatih tested the Venetian painter's prowess in order to saw his talent. For this reason, Bellini made several tables in the first months of Bellini in Istanbul. Known as the ''Oturan Katip'' table is one of them. This table is located in Isabella Gardner Museum in Boston. In addition, Fatih wanted the artist to draw a view of Venice in order to measured the artist's love of the country and the imagination.

      Althoug  Bellini painted the Ottoman Sultan in simple clothes,three crowns both on the left side and the right side of the table are the symbols of power. This three crowns symbolize the three major states to which Fatih put an end to.


      Today, this table belongs to Victoria and Albert Museum in London.


Yazan --> Ayşe Nur KARA

9 Aralık 2012 Pazar

'' Dağ Başını Duman Almış ''


   '' Dağ Başını Duman Almış ''


                '' Dağ Başını Duman Almış'' marşının aslında bir İsveç halk şarkısından uyarlanmış olduğunu biliyor muydunuz ?


           Orjinali, 1904 yılında Feli-Körling tarafından bestelenmiş ve İsveçte "Tre trallande jäntor" diye bilinen şarkı, Selim Sırrı Tarcan tarafından 1909 yılında İsveç'te keşfedildi ve Türkiye'ye getirildi. İstanbul'da melodiye öğretmen ve şair Ali Ulvi bey tarafından söz yazıldı. İlk kez 1916 yılında beden eğitimi gösterisinde söylenen bu marşı duyan Mustafa Kemal Atatürk marşı çok beğenip silah arkadaşlarına öğretti. Cumhuriyetin ilanından sonra da marş hepimizin severek söylediği "Gençlik Marşı"na dönüştü.      


Gençlik Marşı'nın Uyarlandığı İsveç halk şarkısı


 Kaynak-->


For English:

     '' Dağ Başını Duman Almış '' is actually adapted from a Swedish folk song. Did you know this ?

        Originally, the song was composed by Feli-Körling in 1904 ,and in Sweden, known as '' Tre trallande jantor '', Selim Sırrı Tarcan discovered the song in 1909 in Sweden and brought it to Turkey. In Istanbul, the lyrics was written by Mr. Ali Ulvi who is both teacher and poem. This anthem is sung in the performance for the first time in 1916. Mustafa Kemal Atatürk liked the anthem and he taugth it his comrades. After, the proclomation of the Republic, the anthem turned to '' Youth March '' which we all like singing.




Yazan --> Ayşe Nur KARA , Ahmet TUNCEL