Yakın Çağ Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yakın Çağ Tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Mayıs 2014 Cumartesi
TARİHTEN DERS ALMALIYDIK
Soma için ağladığımız bugünlerde bir hatırlatma. Soma’ya kadar Türkiye’de yaşanan en büyük maden kazası 1992'de Zonguldak Kozlu'da yaşandı.
• 263 işçi hayatını kaybetti.
• Grizu patlamasının yeri hala bilinmiyor.
• Arama-kurtarma faaliyetleri 5 yıl sürdü.
• Yüzlerce canı kurtarabilecek gaz maskelerinin gümrüğe takıldığı ortaya çıktı.
• Hiçbir yetkili ceza almadı.
• Maden çalışmaya devam etti ve 2013’te 8 işçi yine hayatını kaybetti.
***
1992 KOZLU FACİASI
Bugüne kadar ülkemiz tarihinin, dünya madencilik literatürüne de giren en ölümlü iş kazası, 3 Mart 1992’de Zonguldak Kozlu’da meydana gelmişti. Saat 20.00 sularında deniz seviyesinin 300, 425 ve 480 metre altındaki galerilerden hangisinde olduğu hala bilinmeyen bir metan gazı (grizu) patlaması oldu. Yer altında bulunan 729 işçiden 529’u ilk anda sağ olarak kurtarıldı. 5 Mart’a kadar süren çalışmalarda, 116 işçinin cansız bedenine ulaşıldı. Kurulan kriz komitesi, “Hiçbir canlının yaşama ihtimalinin kalmadığı” gerekçesiyle ocakları kapattı. Hava girişlerinin kil barajlarıyla kapatıldığı sırada 147 işçiden henüz haber alınamamıştı. 20 gün sonra açılan ocaklara yangın hala sürdüğü için milyonlarca ton su basıldı.
Ocaklar 29 temmuz 1992’de tekrar açıldı ve ardından arama-kurtarma çalışmaları beş yıl daha sürdü. Son iki işçinin cansız bedeni 1997’de ailelerine teslim edilebildi. Toplam 263 işçi öldü.
Kazanın yargılanmasında, bilirkişilerin verdiği “kaçınılmaz kaza” raporu nedeniyle hiçbir yetkili ceza almadı. Yalnızca ölenlerin ailelerine tazminat ödendi. Kaza sonrasında yüzlerce işçinin yaşamını kurtarabilecek olan gaz maskelerinin gümrükte bekletildiği ortaya çıktı. Ölümlerin çoğunun nedeni sayılan kömür tozu patlamasını önleyecek tedbirleri tüm kömür havzasında zorunlu hale getirildi. Kozlu ocaklarında üretim de, ölümler de devam etti. 8 Ocak 2013’teki kazada 8 işçi hayatını kaybetti.
[Yazı: Ahmet Öztürk, Mart 2013 NTV Tarih Dergisi eski sayısından.]
5 Mayıs 2013 Pazar
BİR SANİYEDE 45.000 MASUMU ÖLDÜREN AMERİKALI...
Charles Donald Albury... Japonya'nın Nagasaki kentini yıkan atom bombasının atıldığı uçağın yardımcı pilotu kendisi. 88 yaşında, öldürdüğü masum insanlar gibi, öldü. Ama öldürdüğü insanlar gibi masum değil.Albury'nin yardımcı pilotluğunu yaptığı Bockscar isimli, B-29 Superfortress tipi uçak 9 Ağustos 1945 tarihinde Nagasaki'ye "şişman adam" adı verilen atom bombasını attı ve gelişmiş bir endüstri kenti olarak bilinen Nagasaki'yi saniyeler içinde yok etti.
Amerikan kaynakları Nagasaki'ye atılan bombanın yaklaşık 40 bin kişinin anında ölmesine, 35 bin kişinin ise yaralanması ve radyoaktif zehirlenmesine yol açtığını söylerken, çeşitli kaynaklar bu sayının 100 binlerle ifade edilebileceğini belirtiyor.
Albury, yıllar sonra Nagasaki'ye atılan bombanın yol açtığı ölümlere ilişkin açıklamasında, "hiçbir pişmanlık duymadığını" belirterek, "bombanın atılmasıyla olası bir Japon saldırısı sonucu ülkesinde meydana gelebilecek büyük can kayıplarının önlendiğini" savunmuştu.Japonya'nın Hiroşima kenti de Nagasaki'den 3 gün önce, 6 Ağustos 1945 tarihinde ABD'nin "Enola Gay" B-29 Superfortress tipi uçağından atılan ve"küçük çocuk" adı verilen atom bombasıyla yok edilmiş, bu süreçte de 100 binden fazla insan ölmüş, binlerce insan da radyasyondan etkilenerek kısa süre sonra hayatını kaybetmişti.
Hiroşima ve Nagasaki'ye atılan bombaların kaç kişiyi öldürdüğü bugün bile kesin olarak bilinmezken, iki kentin atom bombasıyla yok edilmesi çeşitli çevrelerde "tarihin en büyük ve en temiz cinayeti" olarak da nitelendirilmişti.
28 Nisan 2013 Pazar
Normandie Gemisi
Ünlü "Normandie" gemisi yapımı yıllar süren, 1932'de suya indirilen Fransız yapımı devasa bir gemidir. Atlas Okyanusu'nu o güne kadarki en kısa sürede -5 günde- geçmiştir. New York Limanı'na demirliyken Amerika Birleşik Devletleri II. Dünya Savaşı'na girince, Amerikan ordusu gemiye el koydu. Geminin adı "Lafayette" olarak değiştirildi ve tadilatına başlandı. Bu tadilat çalışmaları sırasında can yeleklerinin tamamı bir araya yığılmıştı. Bir işçinin kaynak makinesini bu yanıcı yığına düşürmesi büyük bir yangın başlattı. İtfaiyenin teknik açıdan yanlış şekilde üst güvertelere su sıkması sonucu yan yatan gemi 1946'da hurdaya ayrıldı.12 Aralık 2012 Çarşamba
Srebrenitsa Katliamı
Srebrenitsa Katliamı ya da Srebrenitsa Soykırımı, 1991-1995 Yugoslavya İç Savaşı (Hırvatistan Savaşı ve Bosna Savaşı) 'nda Srpska Cumhuriyeti Ordusu'nun Srebrenitsa'ya karşı giriştiği Krivaya '95 Harekatı esnasında Temmuz 1995'te yaşanan ve en az 8,372 Boşnak'ın Bosna-Hersek'in Srebrenitsa kentinde general Ratko Mladiç komutasındaki ağır silahlarla donatılmış Bosna Sırp ordusu tarafından öldürülmesine verilen addır.
Bir hafta süren katliam II. Dünya Savaşı'dan sonra insanlığa yapılan en büyük suç olarak arşivlerde yer aldı.
Eski Yugoslavya'da işlenen savaş suçları için Lahey'de kurulan mahkemece insanlığa karşı suç işlemekten yargılanan Bosnalı Sırplar'ın eski askeri lideri Ratko Mladiç komutasındaki birliklerin 11 Temmuz 1995'te Srebrenitsa'ya girmesiyle başlayan katliamın bazı kurbanlarının cenazeleri, aradan geçen 17 yıla rağmen hala tamamlanamadı.
Soykırıma uğrayan ve toplu mezarlara konulan bazı kurbanların kalıntıları farklı yerlerde bulundu. Soykırım kurbanlarının bazılarının cenazesi bulunan kısımlarıyla eksik defnedildi. Uzuvları eksik olarak defnedilen kurbanların cenaze törenlerinin ardından bulunan kemik parçaları, mezarlar açılarak yeniden defnetme süreci başlatıldı.
Adli Tıp Uzmanı ve Podrinye Kayıpları Arama
Enstitüsü Başkanı Rifat Keşetoviç, çalışmalar sırasında AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1999 yılından bu yana bu işi yaptığını, daha önce toprağa verilen 98 Srebrenitsa kurbanının, yeni tespit edilen kalıntılarıyla birleştirilmesi için mezardan çıkarma sürecinin sürdüğünü söyledi.Srebrenitsa kurbanlarını belirleme sürecinde birçok ''ikinci toplu mezardan çıkarılan ceset kalıntıları '' bulunduğunu belirten Keşetoviç, bu yüzden cenazesi tamamlanmayan soykırım kurbanları bulunduğunu ifade etti.
Birkaç günde 8 binden fazla Boşnak'ın katledildiği soykırımın baş sorumlusu Bosnalı Sırpların eski komutanı Ratko Miladiç ve siyasi liderleri Radovan Karaciç'in Lahey'deki Uluslararası Eski Yugoslavya Savaş Suçları Mahkemesi'nde yargılanması devam ediyor.
Konu hakkında yardımcı olan Hande DEMİR'e teşekkürlerimi iletirim.
Haluk Levent'in Srebrenitsa Katliamı için yaptığı şarkısı.
Yazan --> Ayşe Nur KARA
Kaynak-->http://www.cnnturk.com/ dünya
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

