Tarihi Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tarihi Kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2014 Çarşamba

Uygarlık Tarihinde Araplar



Kitap--> Uygarlık Tarihinde Araplar

Yazar--> Bernard Lewis

Tanıtımdan:

İslamiyet Öncesinden Hz. Muhammed ve İslamiyet'in Doğuşuna, Fetihler Çağından Günümüze Ortadoğu ve Avrupa'da Araplar
“Açık, büyüleyici ve değerli.”
Guardian

Araplar kimlerdir ve onların uygarlık tarihi içindeki yerleri ne olmuştur?

     Bernard Lewis'in Arapların kimliği, yaptıkları ve Arap-olmayan dünya ile olan ilişkilerini anlattığı bu çalışmasında ortaya koyduğu ana soru budur.
     Lewis, İslamiyet öncesi dönemden günümüze kadar Arapların tarihinin izini sürmüştür. Kitapta, İslamiyet'in ilk dönemi, geniş bir İmparatorluk yaratmaları, Arap kültür ve ticaretinin yayılması ve sonrasında gelişen Batı baskısıyla Arap gücünün azalması anlatılmaktadır.
      Bugün, Arap dünyasında yaşanan toplumsal ve politik mücadeleler göz önünde bulundurulduğunda, Bernard Lewis'in klasik kitabı önemli bir okuma metni olma özelliğini sürdürmektedir.





28 Kasım 2013 Perşembe

Çatışan Kültürler Keşifler Çağında Hıristiyanlar Müslümanlar, Yahudiler




Kitap--> Çatışan Kültürler Keşifler Çağında Hıristiyanlar Müslümanlar, Yahudiler

Yazar--> Bernard Lewis

Tanıtımdan:

Bernard Lewis tarihçilerin, özellikle de İslam tarihçilerinin "duayen"lerinden biridir. Bu ünlü yazar bu kez üç kültürün, Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi kültürlerinin, tarihin belli bir anında çatışmasını ele alıyor. 1492, İber Yarımadası'ndaki İslam egemenliğinin sona erdiği, Yahudilerin bu topraklardan çıkarıldığı ve Amerika'nın keşfedildiği yıldı. Yazar bu üç sürecin birbiriyle ilişkisini, etkileşimlerini ve sonuçlarını tarihsel bir çerçevede inceliyor. Avrupa'yı merkez alan tarih anlayışını eleştirirken bu kıtanın dünya uygarlığına yaptığı katkıları da görmezden gelmiyor; dagmatizmden uzak, çözümlemeci bilimsel anlayışı ve etkileyici üslubuyla bize bir dönemin çarpıcı bir tablosunu çiziyor.(Arka Kapak)








21 Temmuz 2013 Pazar

Son Sefarad



Kitap--> Son Sefarad

Yazar--> Beyazıt Akman

Tanıtımdan:

Yıl 1492.
Endülüs medeniyeti katlediliyor. Tüm dünya seyirci kalıyor.
Bir Osmanlı Sultanı hariç...

Endülüs’teki Osmanlı ajanı Kara Davud, karısı Elif’in hasretiyle yanıp, kendi topraklarına dönmeyi beklerken hayatının en zorlu göreviyle karşı karşıya kalır...

Granada İslam İmparatorluğu’nun çökmesiyle birlikte Katolik Avrupa’nın önündeki tek engel artık Sefaradlar, yani Endülüs Yahudileridir. Engizisyon her gün binlerce kitap yakmakta ve tarihin en büyük barbarlık suçunu işlemek üzeredir. İnancını saklamak zorunda kalan yüzbinlerce Yahudi’den biri olan David Marrano, Endülüs’ün eski kültürünü devam ettirmeye çalışırak gizlice İbranice ve Arapça kitaplar çoğaltır. Ne var ki, Engizisyon, David’in ve aşkı Esther’in de izini bulmuştur.

İspanyol denizci Kristof Kolombus ise kütüphane yağmalarından ele geçirdiği haritalar ve zindanlara atılan Müslüman ve Yahudilerden kurduğu mürettebatla dünya tarihini değiştirecek bir keşfin eşiğindedir.
Kara Davud İspanya’daki tüm bu gelişmeleri yıllarca payitahta rapor etmiştir. Sultan Bayezid, böylelikle tarihin en büyük kurtarma operasyonlarından birini başlatacaktır. Ancak Akdeniz’deki Haçlı korsanları ve İspanya’daki Katolik şövalyeler bu görevi imkansız hale getirecektir...

Davud’un sır dolu geçmişi, kitap avcısı Santiago’nun iç çatışması ve hattat genç Bayezid’in kendi nefsi ile olan savaşı romanın ana izleklerini oluştururken Türk denizcileri Kemal ve Burak Reisler ile genç Piri Reis de bu epiğin diğer renkli karakterleri.

Beyazıt Akman’ın Fatih’i anlatan ilk romanı Dünyanın İlk Günü büyük beğeni toplamış, tarihi yapımlara ilham kaynağı olmuştu. Amerika’da dünya edebiyatı profesörlüğü yapan genç yazarın bu ikinci romanı Son Sefarad hem Endülüs’e yakılan bir ağıt, hem de 21. yüzyılda bile eksikliği hissedilen bir insanlık dersi sunuyor.
Ezberleri yeniden bozmaya ve Atlas Okyanusu’ndan Akdeniz’e uzanan film tadında soluk soluğa bir maceraya daha hazır olun...


17 Şubat 2013 Pazar

Tarihi Tersten Okumak



Kitap--> Tarihi Tersten Okumak

Yazar-->Zeynep Dramalı

Tanıtımdan:


     Amerika'da Cadı Avı; Kazıklı Voyvoda; Korkunç İvan; Kara Ölüm; Kristof Kolomb Amerika'nın Son Kâşifiydi; Matbaayı icat Etti, Başkasının Malı Oldu; İngiltere Kralı Evlenemedi Diye, Özel Kilise Kurdu; İngiltere'den Kovuldular, Amerika Birleşik Devletleri'ni Kurdular; Napolyon Az Daha "Abdullah Paşa" Oluyordu; İşkencenin Atası Çin'den; Hammurabi Çürük Ev Yapan Müteahhitin Evini Kafasına Yıkıyordu; Osmanlı Hanedanındaki İlk Kan; Deprem Sayesinde Avrupa'ya Adım Attık; Osmanlı Hizmetinde Leonardo Vinci Ve Michelangelo; Viyana Otursun Kalksın Yağmura Dua Etsin; Tarihe İcraatlarıyla
Değil Bakire Kızlara Olan Düşkünlüğüyle Geçti; Beylerbeyi Sarayı'ndaki Hamam Dedikoduları; Cezayir Korsanları, Fransızlar'! Topa Koyup Attılar; Yelpaze Yüzünden Cezayir'e Gitti; Kadınlara Çengel Attı Kendisi Çengel Çiçeği Oldu; Bakire Kız Uğruna Define Bulmaya Kalkınca Kuyuya Gömüldü; Yavuz'un Damadı Oldu, Ama Delikanlılara Gönül Verince Tepelendi; Yobazın Böylesi Don Yerine Peştamal Bağlatır; Satıcının Sahtekârını Falakadan Başkası Yola Getirmez; Osmanlı'da Sıkıysa Bozuk Yiyecek Sat; Fahişeyi Kıtır Kıtır Doğrattı, Ama Karısı Burnundan Getirdi; Pırasa Yemek Günah mı Hocam; İkinci Mahmud'a "Gözün Kör Olsun" Diyen Kadın Kör Oldu; Kundakta Evlenen Sultanlar; Boynuz Yiyen Paşa, Padişahın Oğlunu Zehirletti; Bitli Olmasının Sayesinde Padişah
Damadı ve Veziriazam Oldu; Öküz ve Kavanoz Lakaplı
Sadrazamlar; Osmanlı Padişahları Nasıl Öldüler; İstanbul'un Semtlerinin İsimleri Nereden Geliyor.



4 Ocak 2013 Cuma

Tarihi Değiştiren Kadınlar


Kitap--> Tarihi Değiştiren Kadınlar

Yazar--> Ali Çimen

Tanıtımdan:


"Geçmişe baktığımızda, erkek egemen bir seyrüseferin hüküm sürdüğünü görürüz. Kılıç kuşanıp fetih yapan, çağ açıp çağ kapatan, yaptığı bir konuşma ya da aldığı kararla kitleleri coşturan, atomu parçalayarak insanoğluna sınırsız enerjinin kapılarını açan, bazen kabul etmek istemesek de, çoğunlukla erkekler olmuştur. Peki bu, tarihin beyaz perdesinde hep erkeklerin başrol oynadığı anlamına mı gelir? Ne yani, kadınlara düşen rol, her zaman 'en iyi yardımcı oyuncu' rolü oynamak mıdır? Tabii ki hayır. Yüzyılların üzerine oturduğu mayınlı tarih tarlasından sıyrılıp çıkan öyle kadınlar olmuştur ki, teşbihte hata olmaz, o çok 'bilindik' erkekler, bu kadınların azametlerinin gölgesinde bile terlemeden edememiştir!" Gazeteci yazar Ali Çimen "Tarihi Değiştirenler" dizisinin son kitabı Tarihi Değiştiren Kadınlar'a böyle başlıyor ve 30 ünlü kadını sayfalarında konuk ediyor. Bu 30 kadın arasında Mısır İmparatoriçesi Cleopatra, ünlü kadın casus Mata Hari, Nobelli Madam Curie, Osmanlı İmparatorluğu'nun bir dönemine damgasını vurmuş 'iktidar avcısı' Hürrem Sultan gibi isimler de var; insanlığın özgürlüğe giden yolda devrim niteliğinde adımlar atmasını sağlayan siyahi kadın eylemci Rosa Parks ve Tom Amca'nın Kulübesi isimli romanıyla Amerika'daki kölelik kurumuna kalemiyle savaş açan Harriet Beecher Stowe da.Bir fabrika işçisiyken kendisini uzayda bulan Tereşkova ve okyanusları aşan havacılık sevdasıyla hayatını uçmaya adayan Amelia Earhart da yüksek tempolu hikâyeleriyle listede yerlerini alıyor. Kitabın önemli bir bölümü de iktidar peşinde koşan kadınlara ayrılmış: Pakistan'ın ve aynı zamanda İslam coğrafyasının ilk kadın Başbakanı Benazir Butto; düşman kardeşi Hindistan'da yine ailece ülke siyasetine damga vurmuş, ülkesinin ilk Başbakanı İndira Gandi; Fransa'ya 40 yıl boyunca hükmeden İtalyan Catherine de Medici; Rusya'yı çağının en güçlü ülkelerinden biri yapan Alman kökenli Katerina; İngiltere'den Kraliçe Elizabeth, Kraliçe Victoria ve onların bıraktığı yerden bayrağı devralarak İngiltere'yi bir küresel aktöre dönüştüren 'Demir Lady' Margaret Thatcher.İktidarda olan kadınların yanı sıra iktidarda olan erkeklerin yanındaki ihtiraslı kadınlara da şahitlik ediyor tarih ve dolayısıyla kitap da. Komünist Çin'in en korkulan simalarından biri olan Jian Qinq ya da daha çok bilinen ismiyle Bayan Mao; oğlunu padişah yapmak için bir diğer oğlunu kurban eden Kösem Sultan ve Arjantin Devlet Başkanı Juan Peron'u efsaneye dönüştürme yolunda kendisi bir efsane olan Eva Peron. Kitap ayrıca, bol görsel malzemesi, Hürrem ile Kanuni arasında gelip giden aşk mektuplarından satırlar, Simone de Beauvoir ve Jean Paul Sartre'ın ölümsüz aşkı ve bu 30 kadının gündelik hayatlarına ilişkin daha birçok ayrıntılı ile adeta kahramanlarını ete kemiğe büründürüyor. I. Elizabeth İspanyol hanedanına karşı Osmanlı'nın himayesindeydi. Sultan III. Murad "Siz dahi südde-i sa'adetime ita'at ve inkıyada sabit-kadem olup, ol caniblerde vakıf ve muttali olduğunuz ahbarı arz ve ila'm etmekden hali olmıyasız" diyordu Kraliçe'ye. Buna karşılık o da III. Murad'ın annesi Nurbanu Sultan ve eşi Safiye Sultan'a hediyeler gönderiyordu. Jeanne d'Arc Orleans'ta başına geçtiği Fransız ordusu ile İngilizleri hezimete uğrattığında henüz 17 yaşındaydı. Kösem Sultan torunu IV. Mehmet'i tahta geçirmek için oğlu I. İbrahim'i gözünü kırpmadan katlettirdi. Ancak daha sonra IV. Mehmet için de sinsi planlar yaptığını sezen Turhan Sultan, kayınvalidesi için Başlala Uzun Süleyman Ağa'ya kısa ve net bir emir verdi: "Kösem'i canlı görmek istemiyorum!" Osmanlı sultanlarına Rusya namıma kök söktüren, ülkesini kısa zamanda modernleştiren Büyük Katerina aslen Almandı. Feminist düşünür Simone de Beauvoir hayatı boyunca bir adamı aşkla sevdi: Jean Paul Sartre Çin Kültür Devrimi'nin silahlı gücü Kızıl Muhafızlar'ı kuran Mao değil, eşi Jiang Qing idi. 1981'de Altın Mabed'i ele geçiren Sihleri acımasızca bastıran İndira Gandhi bir şeyin farkında değildi: Yakın korumalarından ikisi Sihti ve onu ortadan kaldırmaya niyet etmişlerdi. Arjantin'in efsane First Lady'si hayatını kaybettiğinde 33 Eva Peron'un naaşı ülkesine eşi Hugo'nun kendisinden sonra evlendiği Isabel Peron tarafından getirildi.


2 Ocak 2013 Çarşamba

Dünyanın İlk Günü




Kitap--> Dünyanın İlk Günü

Yazar--> Beyazıt Akman

Tanıtımdan:

On beşinci yüzyılda, 19 yaşındaki genç sultan, 
bütün dünyanın kaderini değiştirmek üzereydi... 

Doğu Romanın merkezi Konstantinopolden kaçırılan Alexander, yaşayabilmek için çocukluk aşkından ayrılmak zorunda kalır. Aşkına tekrar kavuşmaya söz veren Alexander, doğduğu topraklara hiç beklenmedik bir şekilde geri dönecektir. Aradığı adaleti başka topraklarda bulmuş ama ilk aşkını hiç unutmamış bir yeniçeri olarak... Aynı tarihlerde ve aynı coğrafyada, kaybettiği sevgili eşinin yasıyla birlikte elçiden çok seyyah olup çıkan İtalyan Alberti Balbi ise el yazması eserler kopyalayıp çoğaltan Müslüman bir kıza, Nilüfere vurulur. Albertinin, adeta eski aşkının ve yasının doğal bir uzantısına dönüşen bu imkânsız aşkı satır satır döktüğü gizli defteri, gittikçe tarihin en önemli tanıklarından birine dönüşecektir. Zira aynı dönemde, 19 yaşındaki bir sultan, genç Mehmet, sadece Alexander ve Albertinin değil, bütün dünyanın kaderini değiştirecek bir olayı, İstanbulun fethini gerçekleştirmek üzeredir... 

Amerikada yaşayan genç akademisyen Beyazıt Akmanın üniversite kütüphanelerindeki kaynaklarla birlikte yerli ve yabancı yüzü aşkın eseri inceleyerek beş yıllık bir araştırmanın ardından yazmaya başladığı İmparatorluk, göz kamaştırıcı bu epikle açılıyor. Manisadan başlayıp İtalyaya kadar uzanan, Gütenbergden Belliniye değin pek çok tarihi simayı bir araya getiren roman, Hıristiyan-Müslüman ilişkilerine ve Doğu-Batı ikilemine dair birçok şeyi yerinden sarsacak. Şövalyelerle yeniçeriler arasındaki çarpışmalar, nakkaşlarla Venedikli ressamlar arasındaki diyaloglar ve kültürlerle yürekler arasındaki gelgitlerle bezeli bu uzun soluklu aşk ve savaş romanı; çok uzun zamandır eksikliği hissedilen renkli ve görkemli bir imparatorluk panaroması sunuyor. Alexanderın aşkını, Albertinin hüznünü ve Mehmetin azmini film izlercesine, bir solukta okuyacak, bir daha unutamayacaksınız. 

İmparatorluk, Dünyanın İlk Günüyle başlıyor...