28 Kasım 2013 Perşembe

Çatışan Kültürler Keşifler Çağında Hıristiyanlar Müslümanlar, Yahudiler




Kitap--> Çatışan Kültürler Keşifler Çağında Hıristiyanlar Müslümanlar, Yahudiler

Yazar--> Bernard Lewis

Tanıtımdan:

Bernard Lewis tarihçilerin, özellikle de İslam tarihçilerinin "duayen"lerinden biridir. Bu ünlü yazar bu kez üç kültürün, Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi kültürlerinin, tarihin belli bir anında çatışmasını ele alıyor. 1492, İber Yarımadası'ndaki İslam egemenliğinin sona erdiği, Yahudilerin bu topraklardan çıkarıldığı ve Amerika'nın keşfedildiği yıldı. Yazar bu üç sürecin birbiriyle ilişkisini, etkileşimlerini ve sonuçlarını tarihsel bir çerçevede inceliyor. Avrupa'yı merkez alan tarih anlayışını eleştirirken bu kıtanın dünya uygarlığına yaptığı katkıları da görmezden gelmiyor; dagmatizmden uzak, çözümlemeci bilimsel anlayışı ve etkileyici üslubuyla bize bir dönemin çarpıcı bir tablosunu çiziyor.(Arka Kapak)








14 Kasım 2013 Perşembe

Beyazıt Kulesi



Bir zamanlar İstanbul halkına yangın ve hava durumu haberlerini veren Beyazıt Kulesi Kasım 2013’te müzeye dönüştürüldü. 1828’de II. Mahmut tarafından Mimar Senekerim Balyan’a yaptırılan kulenin geleneklerine göre, yangını gören nöbetteki gözcü itfaiye şefine “Ağa! Bir çocuğun oldu” derdi. Ağa da sorardı: “Kız mı, oğlan mı?” Anadolu yakası, Beyoğlu ve Boğaz’ın Rumeli tarafındaki yangınlar “kız”, İstanbul içi yangınlar da “oğlan” olarak anılırdı.



For English:

Beyazit Tower was recently converted into a museum. Sultan Mahmut the 2nd comissioned the building to the architect Balyan Senekerim in 1828. Once upon a time the people of Istanbul learned news of city fires and weather from the tower. According to custom, the lookout would shout "Captain, we have a child." The captain would ask: "Is it a girl or a boy?" If the fire was inside the old city the lookout would respond, “a boy!”, and for the rest of the town "a girl."


Daha fazla bilgi için --> www.beyazityanginkulesi.com/html/


Kaynak--> Salt Araştırma

4 Kasım 2013 Pazartesi

Çocuk Firavuna Araba Çarpmış







Mısır’daki mezarı keşfedildikten tam 91 yıl sonra çocuk firavun Tutankamon’un nasıl öldüğü ile ilgili gizem çözüldü.


Mısır Keşif Topluluğu (Egypt Exploration Society) başkanı Dr. Chris Naunton mumyayı keşfeden Arkeolog Howard Carter’ın daha önce yayınlanmamış notlarını inceledikten sonra Tutankamon’un aşırı hız yapan bir at arabasının çarpmasıyla öldüğü sonucuna vardıklarını söyledi.

Dr. Naunton trafik kazası ile ilgili teorilerini mumya üzerinde gerçekleştirdikleri adli tıp testleri ile de doğruladıklarını belirtti.

Nauton, at arabasının tekerleğinin Tutankamon’un göğsünü ezdiğini ve bedenini neredeyse paramparça ettiğini, bu nedenle de mumyalama işlemini gerçekleştirenlerin cesedi uygun bir biçimde muhafaza etmekte zorlandıklarını belirtti.

Şimdiye dek Tutankamon’un vahşi bir siyasi cinayete kurban gittiğine inanılıyordu.

Kaynak--> http://www.hurriyet.com.tr

24 Ekim 2013 Perşembe

Tarihin En Zor Öldürülen Suçlusu: PABLO ESCOBAR




ABD, ne Irak devrik lideri Saddam Hüseyin’in ne de Taliban lideri Usame Bin Ladin’in yerini bulmakta onu ele geçirmek kadar zorlanmadı. Tarihin en zor öldürülen suçlusu listesinin başında dünyanın en büyük uyuşturucu baronu Pablo Escobar var.

Sefaletin içinden çıkıp araba hırsızlığı ile başladığı suç hayatında, 1970’lerde mecliste koltuk sahibi bir uyuşturucu baronu mertebesine kadar yükselen Escobar 1989’da 25 milyar dolarlık servetiyle dünyanın 7. zengin adamı olmuştu. Yüzü tişörtlerde ve adı şarkı sözlerinde yer aldı.

Resmi kayıtlara göre 4 binden fazla kişinin ölümünden sorumlu. Tahmin edilen ise bunun yüz katı fazla. Escobar Kolombiya’lı başkan adayının suikastının emrini verdi. İçindeki bir muhabiri öldürmek için yolcu uçağını bombayla havaya uçurdu.

Futbol tutkunu olan Escobar parasını başkanlığını yaptığı National takımı aracılığıyla akıyordu. Escobar satılmış bir hakemi öldürtmekten bile çekinmedi.

Pablo Escobar'ın kendi askeri ordusu bile vardı. Böyle bir uyuşturucu karteli kurup, hayatı boyunca bir kez bile sigara dahi içmemiş olması da ilgi çekici bir anekdottur. 1980'ler onun en güçlü dönemiydi. Kolombiyalı magazin dergisine oğlunun yaptığı açıklamaya göre saklandığı dağ evinde üşüyen kızını ısıtmak için 2 milyon dolar nakiti yakmıştır.Pablo Escobar'ın genç yaşlardaki en büyük hayali Kolombiya Başkanı olmaktı.Ayrıca Pablo Escobar, üniversite okuyamadığı için yaşadığı pişmanlığı öfkeye dönüştürdüğünü " Okuyamadım ama onları zehirleyebilecek güce sahibim. Bu her şeyi açıklıyor. " sözleri ile kanıtlamıştır.

Pablo Escobar, saklandığı şehirde yerlilerine yerini söylememeleri karşılığında her kişiye çuvallarca para vermiştir.

Amerika'nın uyuşturucuya savaş açmasıyla, meclisi, kendisinin Amerika'ya teslim edilmesini sağlayacak yasayı reddetmeye ikna etmek için onlarca savcıyı ve yüzlerce polisi öldürtmüştü. Her polis kellesi için 3000 $ ödül koymuştur. O zamanlar 400'den fazla polis siviller tarafından sokaklarda öldürüldü. Türkiye'de ki Dolmabahçe Sarayı'nı soymak için plan yapmıştı ama öldürüldüğü için bu planını gerçekleştiremedi.

ABD onlarca yıl boyunca halkın koruduğu Pablo Escobar’ı öldürmenin yollarını aradı. Sonunda baronu öldürmek için özel bir tim kurmaya karar verdi.

Delta Force adlı bu tim Escobar’ın kurbanlarının yakınlarından oluşuyordu. 2 Aralık 1993’te Escobar Medellin kentindeki bir köyde sıkıştırıldı.

Üzerine binlerce kurşun sıkılan Escobar saldırıda ölü ele geçirildi.


9 Ekim 2013 Çarşamba

Atatürk Gülhane Parkı'nda




     Atatürk'ün az bilinen fotoğraflarından: Bu tarihi fotoğraf, Atatürk, Gülhane Parkı'nda, yeni Türk harflerini göstermek için, yazı tahtasının getirilmesini beklerken çekilmiştir.

7 Kasım 1963 Hayat Dergisinden.









21 Eylül 2013 Cumartesi

İnegöl Belediye Reisi Osman Bey'in Telgrafı




3 Mart 1918 tarihinde Ruslarla imzalanan Brest-Litovsk Anlaşması tüm Osmanlı ülkesinde olduğu gibi İnegöl’de de sevinçle karşılanmış ve aşağıdaki telgraf İnegöl Belediye Reisi Osman Bey tarafından Sultan Reşad’a çekilmiştir.

DEVLET-İ ALİYYE-İ OSMANİYE TELGRAF İDARESİ

6 MART 1334 – [6 MART 1918]
MAHRECİ [ÇIKIŞ YERİ]: İNEGÖL

Zat-ı Hazret-i Padişahi’ye

Rusya ile neticelendirilen sulh esâsâtı cidden her hane-i İslâm’ı bir kâşâne-i ikbal ve sürûra döndürmüştür. Kırk iki seneden beri kemâl-i tahassürle beklediğimiz ve fakat hiç de ümid etmediği bu mazhariyet-i uzmadan dolayı millet eşk-rîz-i meserret olarak arz-ı şükr ü minnetdârî eyler. Ferman.

İnegöl Belediye Reisi Osman


6 Eylül 2013 Cuma

Side Apollon Tapınağı







Antalya/Manavgat - M.Ö. 3.yy.

Side kentinin baş tanrıları olan Apollon ve Athena, adına Roma Barışı olarak adlandırılan dönemde iki muhteşem tapınak inşa edilir. Işık, güzellik ve sanat tanrısı olarak kutsanan Apollon adına inşa edilen tapınak 17x30 m. Boyutlu dikdörtgen bir plana sahiptir. Üzerinde 8,90 metre yüksekliğinde, 6x11 dizisinde, Korint başlıklı sütunlar bulunur. Side, M.S. 3. yüzyıldan itibaren bir Hıristiyan kentine dönüşmeye başlayınca, Apollon Tapınağı da büyük bir bazilikanın atriumu içinde kalır ve tapınağın bir bölümü de bazilika yapımında kullanılmak üzere sökülür. Sonraları tapınağın büyük sütunlarından birkaçı restore edilerek yerlerine konmuştur.